SAVAŞIN GÖLGESİNDE BİR YAŞAM:
AHMED’İN HİKAYESİ

Suriye’nin İdlib kentine bağlı Orm al Joz köyünün sessizliğinde, 78 yaşındaki Ahmed Mohammed Zanglo beton bloklardan yapılmış, duvarları çatlaklarla dolu ve yamalarla ayakta duran mütevazı evinde yaşamını sürdürüyor. Savaş, yıllar boyunca defalarca kapısına dayanmış; ama o hiçbir zaman köyünü terk etmemiş.

1947 doğumlu Ahmed, ömrünün büyük kısmını inşaat işlerinde çalışarak geçirmiş. Yıllar süren ağır işlerin izleri bedenine kazınmış: sırtı kamburlaşmış, dizleri tutmaz olmuş. Bastonu, ömrü boyunca gösterdiği çabanın sessiz tanığı gibi elinden düşmüyor artık.

“Bir ömür bu ellerle taş taşıdım, duvarlar ördüm,” diyor, parmaklarını dikkatle izleyerek. “Şimdi ise bir bardak suyu tutmak bile bana ağır geliyor.”

Ahmed’in bedeni, aynı zamanda 2011’de başlayan ve yakın zamanda sona eren uzun savaşın ve yoksulluğun yükünü taşıyor. Böbrek yetmezliği, yüksek tansiyon ve bağırsak rahatsızlıklarıyla mücadele ediyor.

“Burada herkesin bir derdi var,” diyor Ahmed. “Savaş sadece evlerimizi değil, sağlığımızı, ekmeğimizi, huzurumuzu da yok etti.”

Ahmed’in çocuklarının yarısı, son on yılda köyü terk etmek zorunda kalmış. Güvenlik ve iş bulma ümidiyle kimi Türkiye’ye, kimi ise kuzeydeki Salqin ve Isqat kasabalarına göç etmiş. Dört çocuğu hala Orm al Joz’da yaşıyor, belirsizlik içinde hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyorlar. Kızlarından biri engelli ve sürekli bakıma ihtiyaç duyuyor.

© Ahmad Hallak, Dünya Doktorları

Ahmed, Dünya Doktorları’nın Orm al Joz Sağlık Merkezi’nde ücretsiz sağlık hizmetine ve hastalıklarının tedavisi için gereken ilaçlarına erişebiliyor artık.

Bu merkez olmasaydı, ihtiyaç duyduğum tedaviyi almam imkansızdı. Burada bize sadece ilaç değil, umut da veriyorlar.

Ahmed’in hikayesi, Suriye’de yıllardır savaş, yerinden edilme ve yoksullukla mücadele eden milyonlarca insanın hikayesinden yalnızca biri. Savaş, onun belini bükmüş, ailesini dağıtmış olabilir; ama onurlu bir yaşam için gösterdiği iradeyi kıramamış.

Şimdi, evinin önünde oturup akşam güneşinin İdlib tepelerine düşen ışığını izlerken, onu yıllardır ayakta tutan sessiz bir güce tutunuyor. “Sahip olduğum birçok şeyi kaybettim,” diyor, “Ama hala buradayım.”

Savaşın insanlardan birçok şeyi koparıp aldığı bu topraklarda, hala ayakta kalabilmek bile artık başlı başına bir direnişin en önemli sembolü. Ve bu direnişin sessiz tanıklarından biri de, Dünya Doktorları’nın Suriye halkıyla sürdürdüğü insani dayanışma.