DDDD sağlık çalışanı bir hastayla ilgileniyor

GEÇİCİ KORUMA KAPSAMINDAKİ SURİYELİLERİN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ

Kanser hastasıyım ve %80 oranında engelli raporum var; eşimin de %52 oranında engelli raporu bulunuyor. İlaçlarımızı karşılayacak maddi gücümüz olmadığı için tedavilerimize devam edemiyoruz. Beş aydır kanser tedavisi alamıyorum.

— Haziran 2026'da görüşülen bir katılımcı

ÖZET

Dünya Doktorları Derneği (DDD), 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren sağlık mevzuatındaki değişikliklerin Geçici Koruma kapsamındaki Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişimi üzerindeki etkilerini izlemek amacıyla iki aşamalı bir değerlendirme gerçekleştirmiştir. Ocak–Şubat 2026 döneminde İzmir ve Hatay’da 88 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ilk değerlendirmenin ardından, Haziran 2026’da çalışma İstanbul’u da kapsayacak şekilde genişletilmiş ve 487 kişinin katılımıyla ikinci bir değerlendirme gerçekleştirilmiştir.

Haziran 2026 değerlendirmesinin bulguları, Ocak–Şubat döneminde tespit edilen mali, idari ve bilgiye ilişkin engellerin devam ettiğini göstermektedir. Katılımcıların %88’i, Ocak 2026’da yürürlüğe giren düzenlemelerin ardından sağlık hizmetlerine erişimin daha zor hale geldiğini belirtmiştir. Sağlık hizmetleri, ilaçlar, tanı işlemleri ve tedaviye ilişkin maliyetler, özellikle düşük gelirli haneler ve sağlık ihtiyacı yüksek bireyler açısından önemli bir engel olmaya devam etmektedir. Katılımcıların %47’si sağlık giderlerini karşılamak için borç para aldığını, %43’ü tedavisini ertelediğini, %14’ü ise ücretsiz kamu sağlık hizmetlerine erişemediğinde sağlık hizmeti aramadığını belirtmiştir.

Değerlendirme, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan engellerin kronik sağlık sorunları bulunan bireyler, hamile ve emziren kadınlar, yaşlılar, engelli bireyler, tek ebeveynli haneler ve düşük gelirli haneler gibi kırılgan gruplar üzerinde daha ağır sonuçlar doğurduğuna işaret etmektedir. Bu hanelerde devam eden tedavi ve düzenli takip ihtiyaçlarının karşılanması daha da zorlaşırken, bazı katılımcılar tedaviyi erteleme, takipleri aksatma veya yalnızca en temel ilaçları temin etme gibi başa çıkma stratejilerine başvurduklarını ifade etmiştir.

Mali engellerin yanı sıra adres kaydı, sağlık hizmetlerinden yararlanma uygunluğunun doğrulanması ve ÖGBİS değerlendirme süreci gibi idari konularda yaşanan güçlükler de sağlık hizmetlerine zamanında erişimi sınırlamaktadır. Katılımcılar, ÖGBİS değerlendirme sürecinin hane ziyaretleri ve sonrasında sağlık hizmetlerinden yararlanma uygunluğunun sistemde aktif hale getirilmesiyle birlikte birkaç ay sürebildiğini belirtmiştir. İller arasında ve bazı durumlarda aynı kurum içerisindeki uygulamalarda farklılıklar yaşandığı da bildirilmiştir. Ayrıca birçok katılımcı, yeni düzenlemelerden ancak sağlık hizmeti almak üzere başvurduğunda haberdar olduğunu ifade etmiştir.

Bulgular, sağlık hizmetlerine erişimin sosyal güvence ve kayıtlı istihdam ile daha yakından ilişkilendiğine de işaret etmektedir. Bununla birlikte, Geçici Koruma kapsamındaki Suriyelilerin önemli bir bölümü kayıt dışı istihdamın yaygın olduğu tarım, hizmet, tekstil ve gündelik işçilik gibi alanlarda çalışmaktadır. Bu koşullar, ekonomik olarak aktif olan kişilerin dahi sosyal güvence kapsamına erişimini ve karşılanabilir sağlık hizmetlerinden düzenli biçimde yararlanmasını güçleştirebilmektedir. Değerlendirme ayrıca, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların yalnızca Hatay gibi krizden etkilenmiş illerle sınırlı olmadığını; benzer engellerin İstanbul ve İzmir’de de görüldüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan topluluklar, sağlık tesislerine ve ilgili kamu kurumlarına ulaşım ile idari işlemleri tamamlamak konusunda daha fazla güçlük yaşamaktadır.

Haziran 2026 sonunda duyurulan çalışma izni muafiyeti, tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde istihdamın önündeki bazı idari engelleri azaltabilir. Ancak düzenleme değerlendirme tamamlandıktan sonra yürürlüğe girdiği için mevcut bulgulara yansımamaktadır. Çalışma izni muafiyetinin sağlık hizmetlerine erişim üzerindeki olası etkilerinin önümüzdeki dönemde izlenmesi önem taşımaktadır.

Genel olarak değerlendirme, sağlık hizmetlerine erişimde karşılaşılan güçlüklerin geçici olmaktan ziyade yapısal nitelik taşıdığını göstermektedir. Mali yükler ve idari engeller, sağlık hizmetine başvurunun gecikmesine, tedavilerin kesintiye uğramasına ve bazı durumlarda sağlık hizmetinden tamamen vazgeçilmesine yol açabilmektedir. Bu durum, sağlık ihtiyacı yüksek bireyler açısından karşılanmamış sağlık ihtiyaçları ve sağlık durumunun kötüleşmesi riskini artırırken, uzun vadede sağlık sistemi üzerindeki baskıyı da artırabilir.

DDD, bulgular doğrultusunda temel sağlık hizmetlerine zamanında ve eşit erişimin güvence altına alınması, mali ve idari engellerin azaltılması ve sağlık, sosyal güvence ve işgücü piyasasına ilişkin politikalar arasında daha güçlü koordinasyon sağlanmasının önemine dikkat çekmektedir. DDD, sağlık hizmetlerine erişimde engellerle karşılaşan en kırılgan kişi ve hanelere yönelik sağlık desteğini sürdürmekte ve bu alandaki gelişmeleri izlemeye devam etmektedir.

GEÇİCİ KORUMA KAPSAMINDAKİ SURİYELİLERİN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ